Herkez hediye almayı ve vermeyi çok sever sanırım. Bazen doğum günlerinde, bazen yılbaşında veya çok özel günerde hediyeler alınır ve verilir. İşte öylesine bir hediye hikayesi dikkatimi çekti. Tabiki konu bir anahtarlık hikayesi. Kahramanımız Tiffany Arnold. Arkadaşlarıyla, yılbaşında noel babaya ne istediğini yazıyor ve okuldaki öğretmeni bu istekleri topluyor. Her çocuk oyuncak isterken, onun isteği birazcık farklı. Tiffany’nin isteği, son iki yıl içinde sadece 2 hafta görebildiği babasının yılbaşında yanında olmasını istiyor. Babası Irak’ta elektirik mühendisi olarak çalışmakta ve uzun zamandır yüzyüze görüşememektedirler. Bu ayrılıkların başında birbirlerine ufak bir armağan veriyorlar. Anahtarlıkları. İkisinince anahtarlıklarının ucunda kalp figürü bulunuyor. Böylece kalplerini birbirlerine armağan etmiş oluyorlar. Hikayenin sonunda ne mi oluyor. İşte onu da videoda izleyeceksiniz
Dünya Anahtarlık Koleksiyonerleri Topluluğu
Günümüzde koleksiyonculuk artık sadece çok zenginlerin yaptığı bir faaliyet halinden çıkmıştır. Küçük objelerin toplanmasıyla veya yüksek sabır göstererek, düşük maliyetlerler çeşitli koleksiyonlar oluşturulabilmektedir. Bu şekilde koleksiyonu yapılan bir çok obje bulunmaktadır. Bu tarz objeler arasında sadece anahtarlık değil, oyuncak, plak, pin, peçete, çan ve benzeri birçok obje vardır. Dünya üzerinde de bu tarz objelerin koleksiyonu yapan milyonlarca insan bulunmaktadır.
Anahtarlık biriktiren koleksiyoncularının da sayıları bir hayli fazladır. Bu sayı her geçen gün hızla artmaktadır. Anahtarlık, artık çok aranan ve eskileri artık sıkça bulunmayan nadir objeler arasına girmiştir. Bu anahtarlıklar aslında tarihi, sporu, politikayı ve daha birçok şeyi anlatmaktadır. İşte, Amerika Birleşik Devletleri’nde anahtarlık koleksiyonu yapan kişilerin bir araya gelerek oluşturduğu bir grup bulunmaktadır. Grubun ismi ‘Dünya Anahtarlık Koleksiyonerleri Topluluğu’dur.
Uluslararası Anahtarlık Kollektörleri topluluğunun kurulma çalışmaları, ABD’de yaşayan ve anahtarlık koleksiyoncusu olan Mark Peper’ın çabalarıyla başladı. Peper, önce internetten bu tarz bir koleksiyon yapan kişiler olup olmadığını araştırmıştır. Böylece Eric Edwards’a ulaşır. Adwards’da tıpkı Peper gibi tutkulu bir anahtarlık kolleksiyoncusudur. Böylece iki koleksiyoner güçlerini birleştirir ve 1998 yılında topluluğu kurarlar. Önceleri sadece ABD’de yaşayan koleksiyonerleri bünyesinde toplayan grup, 2004 yılında ilk uluslararası üyesini alarak, uluslararası sıfatını kazanmıştır. Bundan sonraki yıllarda daha ciddi bir çalışmayla her yıl grup sorumlusu seçilmeye başlanmıştır. Grup her yıl, bir önceki yıl belirlenen yerlerde yıllık olağan toplantılarını yapmakta ve anahtarlık koleksiyonerleri bir araya gelmektedir.
Uluslararası Anahtarlık Koleksiyonerleri’nin dünya genelinde onlarca üyesi bulunmaktadır. Ben bu gruba 20010 yılında katıldım. Genel kurullarının ABD’de yapılmasından dolayı toplantılarına katılmak bir hayli zor olsa da
) grup çok sağlıklı ver ciddi şekilde çalışmaktadır.
Topluluğun internet sitesinde daha detaylı bilgiler alabilr, forumlardaki yazıları okuyabilirsiniz.
http://www.keychaincollectors.com/Home_Page.html
Sevgiyle Kalın.
Agah Girgin.
Anahtarlık Duvarı…
Koleksiyonumdaki anahtarlık sayısı artınca, anahtarlarıkları en azından odamda sergilemek için küçük vitrinler yapmaya başladım. Bu vitrinlerin sayısı yavaş yavaş artarak dokuz adet oldu. Şimdi bunlar, odamdaki bir duvarı baştan başa süslemekteler. Ben bu duvara anahtarlık duvarı adını verdim. : )
Anahtarlar Winnie’ye Emanet…
Anahtarlık koleksiyonuna başladığım yıllarda bu hevesin bir süre sonra geçebileceğini düşünmüştüm. Gel gelelim yıllar geçtikçe bu tutku daha da büyüdü ve hatırı sayılır bir koleksiyon halini aldı. Hangi anahtarlıklardan örnekler yok ki bu koleksiyonda. Araba, çeşitli şirketler, olimpiyat ve spor, şehirler, müzeler, sinema ve çizgi film kahramanları, elektronik, çeşitli obje ve karakter anahtarlıkları ilk aklıma gelenler. Bu anahtarlıkları toplarken, araştırmalarım ve tutkum bana tarihe doğru bir gezi yapmamı da sağladı. Nasıl diye sorduğunuzu tahmin ediyorum. Topladığım anahtarlıklar belirli bir dönemi ve olayları anlatmaya başladıkça bu hikâyelerin çıkış noktalarına doğru bir yolculukta kaçınılmaz oldu. Örneğin olimpiyat anahtarlıkları toplarken her seferinde bir önceki olimpiyatların anahtarlıklarını bulabilir miyim sorusu, beni olimpiyat tarihi içine sokuverdi. Böylece koleksiyonu yapılan objeleri biriktirdiğinizde sadece objeleri değil aynı zamanda tarihide biriktirdiğimizi ve koruduğunuzu anladım. Uzun zaman sonra, koleksiyonların, sakladıkları hikâyelerinin olduğunu ve size anlatmayı beklediklerini keşfettim. Bu keşif, şimdi okuduğunuz yazılara dönüşmeye başladı. Bir süre anahtarlıkların bana anlattıklarını nasıl kelimelere dökmem gerektiğini ve nereden başlayacağımı arasam da bu çok da zor olmadı. Bana oyuncaklar ayılar yardım etti.
Anahtarlıkların ilk üretildikleri dönemlerde sadece demir ve benzeri materyallerden sadece halka şeklinde yapıldıkları yaygın bir kanıdır. Bu durum zaman içerisinde değişmeye başlamış ve özellikle 1800’lü yılların başından itibaren hayatımıza giren her türlü objenin küçültülmüş şekilleri anahtarlık yapımında kullanılmaya başlamıştır. Reklam sektörünün gelişmesiyle anahtarlık yapımında çok değişik materyallere de yönelmeyi sağlamıştır. Metalden sonra, ahşapdan, plastikten, kauçuktan daha değişik maddelerden anahtarlıklar üretilmiştir ve üretimine devam edilmektedir. Oyuncaklar ise anahtarlıkların çeşitlenmesinde bir çığır olmuştur. Çok sevilen oyuncakların anahtarları yapılmaya başlanmıştır. Bu davranış ve oluşan talep günümüzde de devam etmektedir. Oyuncak dediğimizde de aklımıza ilk gelen oyuncak ayılar olmaz mı? Bugün dahi birçok uzman tarafından, dünyada en çok üretilen oyuncak olduğu düşünülen oyuncak ayılar, zaman kaybetmeden anahtarlıklarda da yerlerini almışlardır. Tabi ki anahtarlıklarda hangi yıl ilk defa boy gösterdiler bilemiyoruz ancak bir gerçek var ki, o da oyuncak ayıların ortaya çıkışının çok ilginç bir hikâyesi olduğudur.
1902 yılının Kasım ayında dönemin ABD başkanı Theodore Roosevelt, Mississippi Valisi Andrew Longino tarafından aldığı davetle bu eyalete gider. Başkanın ayı avına meraklı olduğu tüm ülke tarafından bilinmektedir. Bu nedenle vali, başkanın gelişinin şerefine bir ayı avı organizasyonu gerçekleştirir. Av başlamasına başlar ancak o yörede çok olan Amerikan Siyah Ayısı o gün başkan ve adamlarının bir türlü karşısına çıkmaz. Böylece ava giden başkan avlanamadan Mississippi yolunu tutar. Louisiana sınırında bir yavru ayıyı ağaca bağlanmış şekilde gören başkan merak eder ve neden bu ayının bağlı olduğunu sorar. Bunun üzerine kalabalıktan birisi başkana bir tüfek uzatır ve ayıyı vurmasını, eyalete bu şekilde girmesini ister. Bu istek Roosevelt tarafından reddedilir ve emriyle küçük ayı serbest bırakılır. Başkanı takip eden The Washington Post gazetecilerden Clifford Berryman bu olayı gazetesine bir karikatürle taşır ve tüm ülkede bu haber büyük yankı uyandırır. Bu haber Morris ve Rose Michtom’ın da dikkatini çeker. Morris, Brooklyn New York’da yaşayan ve bir şekerci dükkânı olan Morris, bu haberden sonra eşi Rose’dan konu olan ayının bir oyuncağını yapmasını ister. Böylece Rose Michtom ilk oyuncak ayıyı yapar. Morris heyecanla ayıyı şekerlerle dolu vitrinine koyar ve yanına bir not yazar. “Teşekkürler Teddy”. Bu not yüzünden tüm dünyada üretilen ayılara Teddy Bear adı verilir. Morris bu ayının üretimine zaman kaybetmeden başlar. Lakin talep çok fazladır. Ancak hayatın ilginç tesadüfleri ne zaman ortaya çıkartacağı hiç bilinmez. İşte bunu doğrulayan bir olay, tam da o yıllarda meydana gelecektir.
1902 yılında, Okyanusun diğer tarafında, Almanya’nın Stuttgart şehrinde bir hayvanat bahçesine konuk olduğumuza görüyoruz Richard Steiff adlı beyefendiyi. Richard bu gezisinden sonra, özellikle hayvanat bahçesindeki ayılardan çok etkilenir ve onların bazı eskizlerini çizer. Oyuncak üretimi yapan Richard bu işte teyzesi Margarete Steiff ile ortak çalışmaktadır. Teyzesi bu çizimleri gönce çok etkilenir ve oyuncaklarını yapmaya karar verir. Böylece oyuncak ayının serüveni bir başka kıtada, belki de başka ilham meleklerinin verdikleri ilhamlarla başlamış olur. Bir süre iki kıta birbirinden habersiz oyuncak ayı üretimi yaparlar. Ancak Steiff marka oyuncak ayılar ilk üretim dönemlerinde fazla ilgi görmez. Ta ki 1903’de ki Leipzig Oyuncak Fuarı’na kadar. Bu fuara katılan Steiff, ABD’li oyuncak pazarından inanılmaz bir ilgi görür. Aldığı siparişler sonunda artık unutulmayacak bir marka yaratmışlardır. Günümüzde de halen Steiff marka olan oyuncak ayılar, dünyanın en çok tercih edilen oyuncak ayılarıdır.
Bu hikâyenin nasılda gelip anahtarlıklara bağlanacağını sakın sormayın. E tabi ki oyuncakta en çok üretilen obje oyuncak ayı olunca, anahtarlıkta da en çok üretilen objelerin başında ayı gelmektedir. Özellikle Steiff, ürettiği ilk oyuncak ayılardan sonra bu ayıların anahtarlıklarını da üretmeye başlamıştır. Böylece oyuncak ayıların anahtarlıkları da hak ettiği üne ve ilgiye kavuşmuştur. Koleksiyonumdaki onlarca ayılı anahtarlıktan hiç şüphesiz en değerlileri markası Steiff olanlardır. Ama nedense en sevdiğim ayı figürü hiç şüphesiz Winnie The Pooh’dur. Bu karakterin Disney tarafından televizyona taşınmasıyla birlikte, Winnie’nin şöhreti de hızla artmıştır. Aslında yine bir oyuncaktan ortaya çıkan bu karakter, yaşadığı maceralarda çocuklara hep olumlu olmayı, pozitif düşünmeyi anlatır. 100 Hektar Ormanı’nın bu sevimli sakini, ormanın diğer sakinlerinin en güvenilir dostudur. İşte bu yüzden anahtarlarınızı gönül rahatlığıyla Winnie’ye teslim edebilirsiniz.
Yazan: Agah Girgin
Merhaba.
Bu sayfalar yaklaşık on yıllık bir çalışmanın ardından ortaya çıkan bir sonuç aslında. Bu koleksiyonun oluşturulmasına başlama tarihi yaklaşık on yıl önceye dayanmaktadır. Önceleri küçük bir merakla başlayan anahtarlık toplama isteğimin, her geçen gün daha çok arttığını fark ettiğimde, anahtarlıklarımın sayısı 300 civarındaydı. Bugün ise yaklaşık 2000 adet anahtarlığın koleksiyonumda olduğunu söyleyebilirim.
Neden anahtarlık tutkusu diye sorabilirsiniz. Cevabım şöyle olacak. Uzun zamandır yaptığım gezilerden topladığım turistik ve ülke anahtarlıklarıyla başlayan merak bir süre sonra başka başlıklarada kaydı. Böylece dünyamızda ne kadar geniş bir anahtarlık üretimi, koleksiyoneri ve meraklısı olduğunu keşfettim. Hatta bu merakla bir araya gelmiş bir koleksiyoncular birliği dahi bulunmaktadır.



